Kişisel Site

Namık Kemal Fıkraları küfürlü,Namık kemal fıkraları küfürlü +18, Namık Kemal Fıkraları Oku, En Komik Namık Kemal Fıkraları ,Namık Kemal Fıkraları ,Komik Fıkralar

3 Ocak 2013 | Yazar: admin | Henüz yorum yapılmamış | Görüntülenme

Namık Kemal Fıkraları küfürlü,Namık kemal fıkraları küfürlü +18, Namık Kemal Fıkraları Oku, En Komik Namık Kemal Fıkraları ,Namık Kemal Fıkraları ,Komik Fıkralar

 

Gülen Eşek…

Deli olduğu söylenen bir padişah ferman salmış dört bir yana.
-”Eşeğimi güldürene bin altın vereceğim” diye. Ülkenin her köşesinden adaylar gelmiş uğraşmışlar, didinmişler ama bir türlü eşeği güldürmeyi başaramamışlar. En sonunda Nam-ı Kemal gelmiş eşeğin kulağına bir şeyler fısıldamış. Eşek başlamış kahkahalarla gülmeye. Nam-ı Kemal almış bin altını dönmüş evine. Eşek günler, haftalar hatta aylar geçtiği halde hala kahkahalarla gülmekteymiş. En sonunda padişah bir ferman daha yayınlatmış:
-”Eşeğimi ağlatana ikibin altın” diye. Yine ülkenin dört bir tarafından adaylar gelmiş ama eşeği bir türlü ağlatamamışlar. En sonunda Nam-ı Kemal gelmiş.
- Bizi eşekle yalnız bırakın, demiş. Ahırda geçen 1-2 dakikadan sonra eşek bağıra bağıra ağlamaya başlamış. Padişah ikibin altını verirken önce güldürmek, daha sonra ağlatmak için ne yaptığını sormuş. Cevap şöyle olmuş:
- İlk gelişimde eşeğe “Benimki seninkinden büyük” dedim, eşek gülmeye başladı. İkinci gelişimde ise çıkartıp gösterdim…

 

————————————————————————————————-

Adalar Dışarda Kaldı…

Nam-ı Kemal bir aralar ün yapmış. Kimse kendisi ile laf yarışına giremiyormuş. Bunu yunanlı bir kadın duymuş ve ben onu mort ederim demiş. Neyse bu kadın Türkiye’ye gelmiş Nam-ı Kemal’le görüşmüş. Nam-ı Kemal’e demiş ki:
” Seninle laf yarışına girmeden önce seninle sex yapmak istiyorum” demiş.
Nam-ı Kemal de kabul etmiş. Başlamışlar işe kadın sormuş:
“Yunanistan mı büyük Türkiye mi?”
Nam-ı Kemal de
“Türkiye” demiş.
Kadın bir daha sormuş. Nam-ı Kemal de yine Türkiye demiş. Kadın:
“Hayır Yunanistan daha büyük bak Türkiye’yi içine aldı”.
Nam-ı Kemal söyleyecek bir şey bulamazken *aşşaklarını görür ve derki:
“Bak adalar dışarıda kaldı.”

 

———————————————————————————————–

Papağan

Bir gün Nam-ı Kemal bir papağan alır ve eve getirir. N.Kemal uçkuruna düşkün ve hergün eve farklı hatunlar getiren bir hayat sürmektedir. Tabi bir hatunla ilişkiye gireceği vakit papağan bunları izlemeye başlar, bundan da N.Kemal rahatsız olur ve papağanı aldığı yere gider ve durumu anlatır satan kişi papağanın kulağına eğilip ona senin g*tünü s*kerim dersen gözlerini kapatır der. Bunun üzerine N.Kemal eve sarışın bomba gibi bir hatun götürür yine ilişkiye girecekleri zaman papağan bunları izlemeye başlar. N.Kemel kalkar ve papağana senin g*tünü s*kerim der. Tabi papağan hemen gözlerini kapatır. Bunun üzerine kadına derki: sen bacaklarını ayır ben burdan masaya oradan sehpaya oradan kanepe ve oradanda senin üstüne atlıyacağım. O sıra papağan yine gözlerini açar. N.Kemal papağanın gözlerini kapaması için tekrar küfür eder. Papağan o zaman derki anamıda s*ksen bu pozisyonu kaçırmam.

————- ——————————————————————————–

 

Alkolik

Alkoliğin biri gece rüyasında ak sakallı bir dede görür.
O dede :
-Dile benden ne dilersen, der.
Adam da :
-Git işine, der.
Ak sakallı dede tekrarlar :
-Dile benden ne dilersen.
Adam yine tınlamaz. Ak sakallı dede :
-Bak son kez soruyorum dile benden ne dilersen, der.
Adam :
-İşediğim zaman viski akmasını istiyorum, der.
Ertesi gün adam tuvalete girdiğinde viski olarak işediğini görür.
Akşam eve gidince karısına 2 bardak getirmesini ve bu akşam viski içeceklerini söyler.
Velhasıl içerler. Ertesi gün yine aynı şekilde viskilerini içerler.
3.gün adam karısına 1 bardak getirmesini ve viski içeceğini söyler.
Karısı:
-Neden 1 bardak istedin, der.
Adam :
-Bu akşam sen şişeden takılacaksın, der.

 

———————————————————————————————

Laf Yarışı…

Nam-ı kemal bir aralar ün yapmış. Kimse kendisi ile laf yarışına giremiyormuş. Bunu yunanlı bir kadın duymuş ve ben onu mort ederim demiş. Neyse bu kadın Türkiye’ye gelmiş Nam-ı Kemal’le görüşmüş. Nam-ı Kemal’e demiş ki seninle laf yarışına girmeden önce seninle sex yapmak istiyorum demiş. Nam-ı Kemal de kabul etmiş. Başlamışlar işe kadın sormuş Yunanistan mı büyük Türkiye mi. Nam-ı Kemal Türkiye demiş. Kadın birdaha sormuş Nam-ı Kemal yine Türkiye demiş. Kadın hayır yunanistan daha büyük bak Türkiye’yi içine aldı. Nam-ı Kemal söyleyecek bir şey bulamazken *aşşaklarını görür. ve derki bak adalar dışarıda kaldı.

 

———————————————————————————————-

Suyun Derinliği

Bir Amerikalı, bir İngiliz birde Namı-ı Kemal bir nehir kenarına tatile gitmişler. Hepsi kendinin özelliklerinden bahsediyormuş. Neyse laf dönmüş dolaşmış.
Amerikalı demiş ki:
- Ben, demiş şu nehrin suyunun sıcaklığını derece kullanmadan bilirim demiş.
Neyse nehrin kenarına gelmiş pantolonunu indirmiş ve penisini çıkarmış suya sokmuş.
Demişki: Su 23 derece.
Sıra ingilize gelmiş o da aynı işlemi yapmış ve demiş ki :
- Su 25 derece.
En son sıra Namı-ı Kemal’e gelmiş. Namık Kemal de aynen nehrin kenarına gelmiş ve pantolonunu indirip penisini suya sokmuş.
İkisinin yanına gelmiş hiç tepki yok.
Herkes bir tahmin bekliyormuş Nam-ı Kemal’de ses yok.
Meraklanmışlar ve sormuşlar:
- Senin tahmini ne?
Nam-ı Kemal yanıtlamış:
- Valla demiş suyun sıcaklığını bilmem ama derinliği 60cm.’di

 

—————————————————————————————–

Namık İle Ruhii

Bizim Nam-ı Kemal’in hiç sevmediği bir dostu varmış. Bu dostunun adı Ruhi’ymiş.
Tesadüf,
İkiside trende aynı kompartmana oturmuşlar. Şimdi Nam-ı Kemal Ruhi’nin kendisine kötü birşey yapacağını hissetmiş.
Yolda köpek ölüsü görünce Ruhi:
Bu köpekte Kemal’ine erdi demiş.
Nam-ı Kemal sinirlenmiş.
- Bak kıçından Ruhi çıkıyor.

 

———————————————————————————————

Yapma Namık…

Bizim Nam-ı Kemal’in hiç sevmediği bir dostu varmış. Bu dostunun adı Ruhi’ymiş.
Tesadüf,
İkiside trende aynı kompartmana oturmuşlar. Şimdi Nam-ı Kemal Ruhi’nin kendisine kötü birşey yapacağını hissetmiş.
Yolda köpek ölüsü görünce Ruhi:
Bu köpekte Kemal’ine erdi demiş.
Nam-ı Kemal sinirlenmiş.
- Bak kıçından Ruhi çıkıyor.

 

———————————————————————————————-

Selam

Bir gün köye bir kız taşınmış kız o kadar güzelmiş ki bir gün arap namık kemal ingiliz karar vermişler kızla konuşup cikeceklermiş ilk önce arap gitmiş elinde bir sini et
-”bacım bunu beraber yiyelim” demiş
tam mikecekken kapı çalınmış kız demiş eyvah kocam dolabın üzerine atmış bunu kapıya bakmış ingiliz elinde bir sini baklava
-”bacım bunu beraber yiyelim” demiş
tam buda mikecekken kapı çalınmış eyvah kocam demiş bunu da dolabın üzerine atmış kapıya bakmış bu sefer gelen namık kemal elinde birşey yok
-”bacım bir kahve içelim” demiş
tam namık kemalda mikecekken kapı çalınmış eyvah kocam demiş bunuda dolabın üzerine atmış bu seferki gelen gerçektende kocasaıymış karısını dışarıya kovmuş tabi bizimkiler korkudan ne yapacaklarını bilmiyorlar adam demiş
-”allahım hem beni işten çıkartırıyon hemde burnuma et kokusu getiriyon” arap hemen dolabın üzerinden atlamış
-”abi” demiş “allahın selamı var sana et gönderdi” iyi demiş arap kurtumuş adam eti yemiş allahım demiş bunun üzerine iyi bir baklava gider demiş bu seferde ingiliz atlamış
-”abi” demiş “allahın selamı var sana baklava gönderdi” demiş iyi demiş baklavayi da yemiş bizim namık kemalda birşey yok o da hemen atlamış
-”abi” demiş “allahın selamı var boşları almaya geldim”

———————————————————————————————–

 

NERde O..

Büyük ödüllerin verileceği müsabakaya bizim namık kemalde katımış. birçok etaptan sonra en son ve en zor etaba sıra gelmiş. rakipleride, kendilerine çok güvenen ingiliz ve fransız yarışmacılar.

Son etap, içinde büyük ve azgın bir timsahın olduğu havuz etabı. Amaç; havuzun başından suya girip timsahın gazabına uğramadan çıkmak. Ama bizim azgın timsah suya gireni yemekten çok, düzmeyi tercih eden cinsten. Ve her düzdüğü kişi s harfini ş diye okuyor. böylece jüri, yarışmacıları dinleyerek kimin düzülmeden havuzdan çıktığına karar verip birinciyi seçebilecek.

ingiliz atlıyo havuza 1 dakika sonra çıkıyor diğer taraftan ve;
-oh bee.. şüperdi. diyor.
fransız atlıyor o da 1 dakika sonra çıkıyor ve;
-oh bee.. şüperdi diyor..
en son namık kemal atlıyo havuza. 1 dakika geçiyor havuzdan çıkan yok. 2 dakika, 5 dakika, 10. dakikadan sonra diger taraftan soluk soluga çıkıyor ve;
-oh bee.. süperdi. diyor..

bunu duyan jüri tam 1.yi ilan edicekken, timsah büyük bir hışımla çıkıyor havuzdan ve haykıra haykıra;

-nerde o anaşını şiktiğimin oruşpu çocuğu??….

————————————————————————————————

İntikam

Bir gün Nam-ı Kemal iş icabı bir şehre gider. O gece o şehirde konaklamasi gerekir ve akşamüstü kendisine bir otel aramaya başlar. Bulduğu otelde resepsiyon görevlisinden bir oda ister. Resepsiyon görevlisi Nam-ı Kemal’e hiç boş odaları olmadığını sadece iki kişilik bir odada konaklayan erkek bir Japon müşterilerinin olduğunu söyler. Ayrıca bu şehirde bundan başka otel bulamazsiniz der. Bizim Nam-ı Kemal resepsiyon görevlisine olsun Japon müşterinizi gösterin ben onunla anlaşırım der. Japonla aynı odada kalıp oda parasını paylaşma konusunda anlaşırlar. Odalarına yatmaya çıkarlar. Bizim Nam-ı Kemal uyur. Japon ben su Türk’e bir oyun edeyim de bir daha ömrü boyu beni unutmasin diye düsünür ve kalkıp uykusu ağır olan Nam-ı Kemal’in sakalını, bıyığını kaşını, kirpiğini traş eder. Sabah erkenden Japon odadan çıkar gider. Nam-ı Kemal uyanır aynada elini yüzünü yıkarken halini görür ve delirir. Vay ibne Japon ben sana sorarım der. Fıkra bu ya ikinci gece Japon odaya gelir. Uyuma vakti gelmiştir. Nam-ı Kemal hiç bozuntuya vermeden yatar uyku taklidine geçer. Bizim Japon kuşuykusunda bu Türk benden intikam alır diye bekler. Bir ara içi geçer bunun farkına varan Nam-ı Kemal hemen kalkar Japonun şeyinin ucuna bir ip bağlar, ipin diger ucuna ise kocaman bir taş ve çıkar otelin balkonuna. Tam bu sırada Japon kuşuykusundan uyanır. Bir şeyinin ucundaki ipe bakar birde Nam-ı Kemal’in elindeki kayaya. Şeyim kopacağına atlarım asağı daha iyi diye düşünürken Nam-ı Kemal kayayı balkondan asağı bırakır. Japon yataktan fırlar ve kayanın peşinden atlar. Nam-ı Kemal ardından bağırır: – Atla eşşoğlueşek atla! Tassakları da karyolaya bagladımmmm…

————————————————————————————————

Çarpı

Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceği konusunda bir yarışma yapılıyormuş,dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış ve bizi temsilen de Namık katılmış.Her postadan sonra da duvara çarpı atılıyormuş.Neyse alman başlamış 1,2,3 tıkanmış.İngiliz başlamış 3,5,7 o da tıkanmış.Fransız 15,20 derken o da kalmış.Bizim Namık başlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor.Bakmış kadın iş kötü,Namıkın duracağı yok,bizimki 95.yi yaparken yok efendim bu 94. diye tutturmuş.Namık:Olur mu hanfendi 95 oldu,burada boşuna mı çarpı atıyoruz,sayıyoruz dese de kadın dinlemiyor hayır bu daha 94.diyormuş.En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış:S*kerim şimdi çarpını da seni de,sil hepsini sıfırdan başlıyorum.

———————————————————————————————-

Doktor Namık Kemal….

Bizim Nam-ı Kemal doktor olmuş ve kasaba kasaba dolaşıp derdi olana çare bulurmuş. Ama bizim Nam-ı Kemal çok çapkınmış ve gözüne kestirdiği hatunu hiç affetmez, şu veya bu şekilde muhakkak elinden geçirirmiş.

Bir gün Nam-ı Kemal bir kasabaya gider. Orada çok güzel bir hanım görür ve bu hanımı becermeyi kafasına koyar. Bir iki karşılaşmadan sonra anlar ki karının da bunda gözü var. Ama küçük bir sorun var o da karının hayvan gibi bir kocası var. (kasabanın ağalarından). Nam-ı Kemal kadına:
-Sen al kocanı denize git, ondan sonra kocana:
- a..`a yangeç kaçtı beni doktora götür.
O da seni bana getirsin de ben seni hallederim. Kadın da tamam der. Kadın kocasıyla denize gider ve denizde yüzerken ansızın kocasının yanına koşarak gelir ve şöyle der:
“Kocacığım a..`ma yengeç kaçtı çok acıyor beni doktora götür”
Adam da hemen karıyı alır ve N.K.`in kliniğine gelirler.
Nam-ı Kemal sorar:
- Hayırdır n`oldu?
Adam:
“Bizim hanımın kutusuna yengeç kaçtı bir bakıverin Dr. Bey”.
Nam-ı Kemal şöyle der:
“E vallahi dostum bunun bir tek yolu vardır o da; sen karının kutusuna seninkini sokacan, yengeç ısırınca çekecen yengeçi çıksın dışarı.”
Adam der ki” Yooooo Dr. Bey , doktor sizsiniz siz yapacaksınız”
Nam-ı Kemal:
“Ama nasıl ben sizin karınızın şeyine kendi şeyimi sokmam olmaz”
Neysa biraz münakaşadan sonra N.K. bayılarak bu görevi kabul eder ve başlar kadının üstünde gidip-gelmeye.
Bu arada koca sorar:
“n`oldu n`oldu?”
Nam-ı Kemal:
” daha daha”.
Biraz sonra bizim Nam-ı Kemal şöyle derin bir ” Oooooohhhhhhhh ” çeker.
Koca hemen sorar:
“n`oldu ısırdı mı?”
Nam-ı Kemal bunun uzerine;
” Hayır , yengec boğuldu!!!”

———————————————————————————————–

Namık KEMAL`in Oğlu

Bir gün Nam-i Kemalin oğlu şeyinle oynuyomuş.Bunu gören Nam-i Kemal;”Oğlum ŞEYİNLE OYNAMA TAŞ OLURSUN TAŞ”!Oğluda;”SERTLEŞMEYE BAŞLADI BİLE”..

———————————————————————————————-

Bilet

 

Ülkenin birinde azgın mı azgın bir kadın varmis. Kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiş olsa olsa bu işi o becerir demişler ve cağırmışlar!
Nam-ı Kemal´in de ” Ben bu işi ancak karanlık bir oda da yaparım” diye özel bir isteği olmuş!
Neticede Nam-ı Kemal ve Kadın karanlık bir oda da başlamışlar sevişmeye…
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş. İkisinde de tik yok…
24 saat sonra artık kadın pes etmeye baslamıs ve seslenmiş
-”Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm!”
-” Ne Nam-ı Kemal´i abla ben Recep!”
-”Recep mi??? Peki ya Nam-ı Kemal? O nerde?
-”O dısarda bilet kesiyo abla”

————————————————————————————————-

Bok Yarişması

namı kemal bir gün bok yarışmasına katılır.üç kıtadan yarışmacılar gelir.biirinci yarışmacı bi zıçar bin metrekarelik alan.ikincisi üç bin metrekarelik alan.üçüncüsüde beşbinlik alana zıçar.sıra bizim namı kemale gelir.namı kemal bi zıçar ortalığı bi toz bulutu sarar.biraz sonra bakarlarki hiç bişey yok
ertesi gün haberlerde aynen şu yazılmış:
Çine bok yağdı………

————————————————————————————————-

Ananınki Var Ebeninki Var

Namı Kemal bir gün bir iş görüşmesine gider
Bakar ki her görüşmeden çıkan kızgın neyse içeri girer içerde bir kurul görüşmeye gelenlere soru soruyorlar ve öyle işe alıyorlar Neyse bizim Nam-ı Kemal geçmiş görüşme için. kurul başlamış söze
-Size bir soru soracağız ve öle işe alacağız
-Tamam demiş bizim ki
-Söleyin bakalım yolda gider 4 tekerlekli uzun ve yolcu taşıyan araca ne denir?
Nam-ı Kemal de:
-Yolcu otobüsü demiş
-Tamam bildin ama bunun mitsubishi si war mercedesi war hangisi ama demi demişler.Sana bir şans daha veriyoruz demişler. Söyle bakalım havada uçar yolcu taşır nedir bu demişler.
-Yolcu uçağı demiş Namı Kemal
-Tamam bildin ama bunun Airlines i war Bussinesi war hangisi ama demi demiş kuruldakiler ve Namı Kemal i elemişler
Namı Kemal tam çıkacakken dönmüş ve:
-Peki ben size bir soru sorabilirmiyim demiş
-Elbette sorabilirisin demiş kuruldakiler.
-Söleyin bakalım kadınların iki bacak arasında bulunur üremeye yarar nedir bu? demiş.
Adamlarda
-Elbette ki *m demişler
Bunun üzerine Namı Kemal de
-Tamam bildiniz ama ananızın *mı olduğunu bilemediniz demiş.

————————————————————————————————-

İstanbul

Bir gün İtalyanın Roma kentinde Dünyanın en büyük marrkalısını seçme yarışması yapılıyormuş. Yarışmaya adaylar Nam-ı Kemal, Alman, Rus ve Arap.
Neyse! yarışma başlamış. Rus çıkarmış okşamış! okşamış! 3 metre 72 santim. Alman çıkarmış 3 metre 75 santim. Arap bi çıkarmış 6 metre 99 santim. Bütün stad tezahurata başlamış! Fakat bizimki ortalıklarda yokmuş. Herkes bizimkinin korkup kaçtığını düşünmüşler. Tam yarışma sona ererken. Dağların arasından büyük bir gürültüyle büyük bir nesne(marrak) stada düşmüş. Ucunda da bir not. Kusura bakmayın. Acil işlerimden dolay yarışmaya İstanbuldan katılıyorum

————————————————————————————————-

Sahlep

Basi beladan kurtulmayan Nam-iKemal
bu sefer de yenicerilerden kacmaktadir! O kostukca yeniceriler arkasindan gelir,
En sonunda köyün meydanina gelen Nam-i Kemal careyi ciplak bir heykelin yanina gecip ayni onun gibi cirilciplak durmakta bulur. Bu heykel de cocuklarin *arragini tutup asagi dogru hareket ettirdiginde alttan cikolata veren bir heykeldir…
Tabii cok gecmeden Nam-i Kemal´i de bu heykel gibi zanneden bir cocugun annesi bizimkinin dalgasini tutar ve asagi dogru indirir. Tik yok! Cani yanar Kemal´in ama yenicerilerde meydanda onu aradigindan sesini cikaramaz, Kadin bir daha dener bir daha ve bir daha…
Dayanma noktasinin sinirina gelen Nam-i Kemal sessizce kadina;
-”Cikolata bitti, Sahlep var sahlep” der

————————————————————————————————-

Kapuz Taşımaca

Nam-ı Kemal, Japon, Alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya girerler. Jopon der ki: – “Ben iki tane taşırım.. Koltuklarımın altına birer tane alarak.” İngiliz der: – “Ben de 4 tane taşırım.. İki tane koltuk altlarıma, iki de omuzlarımın üstüne alırım.” Alman da der ki: – “Ben de beş tane taşırım..” Herkes şaşırır “nasıl taşırsın?” – “İki tane koltuk altına alırım, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de önüme takarım” demiş. Sıra Nam-ı Kemal’e gelmiş, o da “9 tane taşırım” demiş.. “Nasıl?” demişler.. – “İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarıma alırım.. Almanı da önüme takarım.”

——————————————————————————————-

YÜZME BİLMEYEN TERK ETSİN

Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye yarışma düzenleniyor. Önce Alman boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor, spiker stadyumdaki seyircilere “2 litre” diye söylüyor. Sonra Fransız boşalıyor ve tam 5 litre çıkartıyor. Spiker “5 litre çıktı” diyor seyircilere. Bizim Nam-ı Kemal geliyor. Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor “lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin.”

 

————————————————————————————————

 

ŞAAİR PADİŞAH

Günün birinde şair bir padişaha ilham perisi gelir ve başlar yazmaya: – “Çıktım ağaca yedim hamını mamını,….?” – “Çıktım ağaca yedim hamını mamını,….?” gerisi bir türlü gelmez. Padişah geceleri uyku uyuyamaz olur şiirini tamamlayamamıştır bir türlü. En sonunda ülkesinin bütün şairlerini sarayında toplatır ama yine nafile onlar da bu mısranın devamını getiremez. Sıra en sonunda Nam-ı Kemal´e gelir ve padişah başlar: – “Hadi Nam-ı Kemal getir şunun devamını da ne istersen vereyim sana!” – “Buyrun Padışahım…” – “Çıktım ağaca yedim hamını mamını…” Nam-ı Kemal hemen devam eder: – “Düşersen aşağı görürsün ananın *mını…”

 

———————————————————————————————

 

———————————————————————————————

 

ZURNA

Kralın bir kızı vardır ve daha önce hiç cinsel deneyimi olmamıştır. Kral bir gün kızıyla cinsel ilişkiye girmemek şartıyla isteyenin kızıyla evlenebileceğini ilan eder. Adayların içinden Nam-ı Kemal’i seçer. Nam-ı Kemal bir süre sonra güzel kızın yanında olup da ona dokunamamaktan sıkılır. Sonunda dayanamayarak penisini çıkartır. İlk defa penis gören kız “bu ne” diye sorar Nam-ı Kemal’e; o da “zurna” diye cevap verir. Bunun üzerine kız zurnayı çalmaya başlar ve bir süre Nam-ı Kemal olayı böyle götürür. Kemal sonunda sıkılır ve bir gün kız zurnayı istediğinde onu bahçede kaybettiğini söyler.. Kız da babasına Nam-ı Kemal’in zurnasının bulunmasını istediğini söyler. Bütün saray bahçede Kemal’in zurnasını aramaya başlar, kız etrafa bakarken bir anda babasının elbisesinin altından sarkan penisi görür ve babasına “baba, baba işte zurna burda” der ve çekiştirmeye başlar. Telaşlanan kral, “kızım bırak o annenin zurnası” der..

————————————————————————————————-

TOPA TUTULUR

Bir gün padişah bir yarışma düzenlemiş. Kızını halkın önünde soyunduracak ve şeyi kalkmayana büyük miktarda altın verecekmiş. Ülkenin her yerinden yarışmaya katılanlar olmuş.. Tabi bir de Nam-ı Kemal.. Ama diğerlerinden daha hazırlıklı gelmiş o. Şeyini, kalkmasın diye bacağına dolamış… Yarışma başlamış. Padişahın kızı da ne öyle, güzeller güzeli.. Taş gibi bir vücudu var, dayanılacak gibi değil… Hal böyle olunca da herkesin şeyi kalkar; kurşuna dizilir, bizim Nam-ı Kemal’in bacağı kalkar; topa tutulur!

 

——————————————————————————————-

GÖSTERDİM

Kralın bir atı varmış. Bu at çok üzgünmüş ve hep ağlarmış. Atının derdine çare arayan kral, ülkeye haber salıp “atımın sağlığını yerine getireni zengin ederim” demiş. Nice doktorlar, paytarlar gelmiş ama faydasız.. Olayı duyan Nam-ı Kemal hemen kralın yanına gitmiş: – “Ben bu işi yaparım” demiş. Kral: – “Ama nasıl olur, nasıl yaparsın” demiş. – “Boşver onu, sen paradan haber ver” demiş Kemal. Neyse anlaşmışlar sonunda ve Namık Kemal atın yanına gidip kulağına birşeyler fısıldamış. Birden at gülmekten kırılmaya başlamış. Namık Kemal parasını almış, kral da mutlu olmuş. Aradan 1-2 ay geçmiş. At gülmekten yemek yiyemiyormuş. Kral Namık Kemali tekrar çağırmış: – “Bu ata birşeyler oldu ama sıkıldım artık, bunu eski haline getirirsen sana daha çok para veririm” demiş. Atın yanına giden Namık Kemal kısa sürede geri dönmüş. At ise eski halini almış ve başlamış hüngür hüngür ağlamaya. Kral dayanamayıp sormuş: – “Nasıl güldürüp ağlattın be adam?” – “İlk seferde, benimki seninkinden büyüktür, dedim, gülmeye başladı.” – “Ya ikincisinde?” – “Çıkarıp gösterdim.”

Bir önceki yazımız olan Temel Fikralari Fıkraları, Karadeniz Fikralari ,Komik temel fikralari kisa temel fikralari başlıklı makalemizde Karadeniz Fikralari, Komik temel fikralari kisa temel fikralari ve Temel Fikralari Fıkraları hakkında bilgiler verilmektedir.

Benzer Yazılar

Temel Komik Fıkra
  Temel’in babasının cenazesine gelen bir aile dostu “nasıl oldu” diye sorar. Temel : 30. kattan düştü. Adam : çok feci ölmüş. Temel : yok, manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi. Adam : daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel : hayır, kasabın… tentesine çarpıp ordan karşı binanın çatısı...
En Komik Temel Fıkraları, Sarışın, Av, Okul, Doktor konulu fıkralar; Günün & Haftanın Fıkrası burada. Hemen tıklayın…
FIKRA : En komik Temel, Sarışın, Av, Okul, Doktor konulu fıkralar; Günün & Haftanın Fıkrası burada. Hemen tıklayın... Açık Saçık - Temel ve Maymun - Nasreddin Hoca - Deli                                                               Tatil Bitti Bir işadamı, oldukça yoğu...
Komik Fıkralar, En Komik Fıkralar…
  Komik Fıkralar, En Komik Fıkralar Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış. Kapıya yazmış... " Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..." Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... Her gelen hasta iyileşip gidiyor... Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş......

Yorumlar



Nick:
Şifre:(Varsa)

Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.